Kim olursan ol Burning Man’e gel!

Gazete yazıları, Hayata Dair, İlginç bilgi, Moda, Müzik, RÖPORTAJLAR, Sanat, Seyahat, Street Art / Sokak Sanatı

ABD’nin Nevada eyaletinde bir hafta boyunca çölün ortasında yapılan Burning Man festivaline bu yıl Türkiye’den de şöhretli insanlar katıldı. Kendini radikal biçimde ifade etmenin esas olduğu festivali ziyaretçilerinden Elif Tanverdi’ye (Çizenbayan) sordum

burning man 5
Elif Tanverdi, nam-ı diğer Çizenbayan

Elif Tanverdi aslen mimar. ‘Çizen Bayan’ ismiyle açtığı blogu, instagram ve twitter hesaplarıyla binlerce izleyicisi olan bir genç kadın. Yoga, müzik ve dolayısıyla müzik festivalleri özel ilgi alanlarından. Elif, geçtiğimiz hafta içinde, dünyanın en efsanevi etkinliklerinden biri olan ve her yıl ABD’nin Nevada eyaleti, Black Rock Çölü’nde yapılan Burning Man adlı festivale katıldı.
Geçtiğimiz yıllarda festivalin, özellikle de Türkiye’den daha farklı profilde ziyaretçileri olurken bu sene Türk ünlüleri arasında da popülaritesi yüksekti. Şeyma Subaşı gibi isimlerin renkli fotoğraflarını paylaştıkları hatta Ayşe Hatun Önal’ın bir klip çektiği bu festivali ben daha oradayken Elif’e sordum. Nasıl gidilir, ne kadar harcanır, zor mudur, kolay mıdır, gerçekten o kadar efsanevi mi? İşte Elif Tanverdi’nin notlarıyla Burning Man…

* Ortam nasıl?
Gündüzleri aşırı sıcak, geceleri aşırı soğuk, efsane tozlu… 1 hafta sürüyor. Alt yapının, binanın, hatta tek bir gölgelik ağacın olmadığı, sert kum fırtınalarının estiği, buz ve kahve dışında hiçbir şeyin satın alınmadığı bir çölün ortasındasınız.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

* Neleri çok efsanevi?

  • ‘Hiçbir şeyin olmadığı’ bir yerde, ‘yokluğun’ ortasında sadece bir haftalığına 70 bin kişilik bir şehrin kuruluyor olması bile başlıbaşına efsanevi. Çölde hayatta kalabilmek de öyle.
  • Gün doğumları ve batımları efsanevi.
  • Katılımcıların kendilerini radikal şekilde ifade etmelerine yarayan kostümler, özellikle de el yapımı olanlar efsanevi.
  • Art car (sanat arabası) ya da mutant car denen araçlar efsanevi.
  • Çölün geceleri sonsuz bir ışık denizine dönüşmesi ef-sa-nevi.
  • Böyle bir etkinlikle aynı çağda yaşıyor olmak, buraya gidebiliyor ve deneyimleyebiliyor olmak efsanevi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

* Burning Man’de paranın geçmediği, kucaklaşmayla karşılama yapılması, herkesin birbirine yardım etmesi, kumda yuvarlanarak yapılan giriş ve “Artık bakir/bakire değilim” haykırışı doğru mu?
Hepsi doğru. Burning Man’de merkez kampta satın alabileceğiniz kahve ve 3-4 yerde satılan buz dışında para geçmiyor. Bazı kamplar programa da koydukları etkinlikler düzenleyerek kampa dahil olsun olmasın misafirlere yiyecek / içecek ikram ediyor; yoga dersleri, terapi seansları gibi sayısız ücretsiz etkinlik düzenliyorlar. Bu kamplarda gönüllüler çalışıyor.

* İlginç vericilik örnekleri gördün mü?
Pek çok insan Burning Man’de ‘takas’ var sanıyor; yanlış. Burada karşılık beklemeden hediye etme durumu var. Ne olursa…
Küçük farklar yaratan insanlar var. Mesela bir partide tanıştığınız biri omuzlarınıza masaj yapabiliyor. Başka bir partide bir çocuk elinde gözlük silme beziyle gezip herkesin aşırı tozlu gözlüklerini siliyordu; etrafı net görmek o an size hediye! Üzerine mermi gibi dudak kremleri takmış bir başka çocuk vardı mesela. Böcek ilaçlama aparatı gibi bir şeyle yoldan geçenleri serinletmek için üzerlerine su sıkan da var. Bir sabah 3 çocuk en popüler sahnelerden birinin tam karşısına küçük bir duş kurdu; havlu, şampuan falan da vardı. Sadece duştan çıkmış mutlu fotoğrafımı çekmek istediler. Biz yanımızda bolca minik hediye götürdük. Muhabbet ettiğiniz insanlara minik hediyeler vermek çok güzel bir his.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Elif Tanverdi ve Zeynep Kabadayıoğlu

‘YUVARLANARAK GİRİYORSUN’

* Giriş nasıl oluyor?
Girişte bilet ve araç kontrolünü geçtikten sonra son bir durak var. İlk kez ya da 10’uncu kez gelin fark etmez; ‘Evine hoş geldin’ diye karşılanıyorsunuz burada, kocaman bir sarılmayla. Eğer ilk ‘Burn’ünüzse arabadan iniyorsunuz. Bir hafta boyunca yiyeceğin, soluyacağın, güneş bile görmeyen yerlerde hissedeceğin toz ile tanışmak için yerde yuvarlanıyorsunuz. Sonra bir tokmakla gong’a vurarak “I’m a burner (Ben bir burner’ım)” diye bağırıyorsunuz.

* Su nasıl buluyorsun, ne yiyip ne içiyorsun?
Suyunu kendin götürüyorsun. Günde adam başı en az 3-4 litre su götürmek lazım garanti olsun diye. Müzik dinlemek ya da takılmak için gittiğimiz kamplarda bize hep yemek ikram edildi. Yeme içme varsa kampınız tarafından da sağlanabiliyor kendiniz de halledebiliyorsunuz ya da her gün başka başka kampların katılımcılara yemek ikram ettiği etkinlikleri de kovalayabilirsiniz. (Burning Man’in olmazsa olmazları http://wp.me/p79ANb-yd )

* ‘Like’ merakı, zengin ilgisi artmış mı?
İlk kez gittiğim için bilmiyorum. Ama Dan Bilzerian, Paris Hilton gibi über zengin insanlar, Katy Perry gibi ünlüler de bu sene Burning Man’deydi. Dediğim gibi kamplara çok paralar veren, çöle özel jet indirenler de var. İsteyen sırf parti için gelsin, isteyen hava atmak için, isteyen sanat eserlerini gezsin sadece, bir başkası yüzlerce tematik kampta cinsel yönelimini keşfetsin veya yeni bir hobi edinsin. Burada herkes için bir şeyler var. İsteyen de ultra lüks kamplarında takılıp sadece partilesin. Neden olmasın? Ancak Burning Man’e 90’ların başından beri dahil olanların haklı bir isyanı da var: Aslında Burning Man ruhuyla ilgilenmeyen sadece havası sebebiyle buraya gelen kitle sebebiyle eskiden bedava olan Burning Man’in bilet fiyatlarının artması ve hatta biletlerin bitmesi konusunda şikâyetçiler.

* Kıyafet işini sen nasıl hallettin?
Burning Man’in 10 prensibinden biri (O 10 prensip için> http://wp.me/p79ANb-ye ) ‘kendini radikal ifade’ olduğundan neredeyse herkes kostüm giyiyor. Kendiniz kostüm tasarlayabileceğiniz gibi, hazır kostümler satın alabilir, hatta modacılara kostüm tasarlatabilirsiniz. Gördüğünüz gibi bu konuda yapacağınız harcama da yine çok kişisel. Biz Eminönü’nden incik boncuk kumaş, yapı marketten kaynak gözlüğü, silikon tabancası, ledler ve pilli ışıklar alarak kendi kostümlerimizi kendimiz yaptık. Burning Man ruhuna uyan da bu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

MALİYET DURUMA GÖRE DEĞİŞİR

* Sen de festivalin klasiklerinden sayılan çöp toplamayı yaptın mı?
Yerde tek bir çöp görmedim. İnsanlar sigara izmaritlerini bile yanlarında taşıdıkları kutulara atıyorlar. Biz de ‘Hiç iz bırakma’ ilkesine uyarak en ufak çöpümüzü bile topladık. Çöp atmak da paralı bu arada. Torba başına 5 dolar gibi bir ücreti var ve belirli yerlere atılabiliyor.

* Burning Man’e gidiş maliyeti ne kadardan başlar?
Bu sorunun tek bir yanıtı yok. Biletler çıktıktan 45 dakika sonra bitiyor; biz mart ayında çıkar çıkmaz aldık. Ben Burning Man biletimi 400 dolara aldım. 1000 dolara da bilet var (ilk çıkan biletler) ama herhangi bir kategori farkı yok. 1000 dolarlık olan VIP değil yani. Ama vizesi, yolu, kalma şartlarındaki ya da kıyafetlerdeki değişiklikler hepsi maliyeti etkiliyor. Burning Man’de dahil olabileceğiniz kamplar var. Haftalık fiyatı 100 dolar olan kamp da var, 2000 dolar olan da.

* Siz Türkiye’den 4 kişi gittiniz ne kadar harcadınız?
Biz bu sene uçak bileti, vize ve festival bileti hariç, kostümler, yemekler, bisikletler, araba, benzin, ışıklar, kamp malzemelerine adam başı 2800 TL (evet 1000 doların altında) harcamış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. En basit karavanı kiralayıp, en basit kampa dahil olsak bu fiyat adam başı 6700 TL oluyor. Çöle özel jetle inmek, kampa 2000 dolar vermek, kostüme çılgın paralar harcamak gibi opsiyonlar da olduğundan fiyat gitgide uçabilir. 2800 TL altı ise – biz o sınırda yaşadığımızdan- sefillik demek olur sanırım.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

  • Bu röportaj 10 Eylül 2016 tarihinde Nilay Örnek’in Sözcü Cumartesi ekindeki köşesinde ‘Ne olursan ol bu çöle gel’ başlığı ile yayımlanmıştır.
  • Burning Man’in olmazsa olmazları http://wp.me/p79ANb-yd
  • Daha fazla Burning Man fotoğrafı için güzel bir site http://smu.gs/1NnPuvN

3 comments

Comments are closed.