Burning Man’de bunlar olmazsa olmaz!

Gazete yazıları, Hayata Dair, İlginç bilgi, Seyahat, Sosyal psikoloji

Elif Tanverdi (Çizenbayan) Burning Man izlenimlerinin http://wp.me/p79ANb-yc yanı sıra, mutlaka dikket edilmesi gerekenleri de anlattı…

İlk senemiz olduğundan çok bilemedik. Gereksiz harcamalarımız da oldu, şuna biraz daha para verebilirmişiz dediğimiz şeyler de. Olmazsa olmazları şöyle özetlemeye çalışayım:

* Biz festivale Türkiye’den 4 kişi gittik. 1000 dolara önceden ayırttığımız minibüsü havaalanında kiraladık. (Sigortalar benzin ve Burning Man ‘temizleme’ ücretiyle beraber 1500 dolara geldi)

* Minibüssüz, otobüsle, otostopla da gidebilirsiniz ama biz bavullarımızı koyacağımız, çok sıcak saatlerde klima açıp içinde oturacağımız, çakmak yerinden telefonumuzu falan şart edebileceğimiz bir yerimiz olsun en azından istedik.

* Burning Man devasa bir alana kurulduğundan adam başı 250 TL’ye Walmart’taki en uyduruk bisikletten satın aldık (Kiralamaktan daha ucuza geliyor).

* Çadırlarımızı, şişme yatak ve uyku tulumlarımızı aldık (Opsiyonel olarak gölgelik, katlanır sandalye, yastık, battaniye, ışık gibi malzemelerle kamp konforunuzu da artırabilirsiniz).

* Adam başı 25 litre içme suyu aldık.

* Buzdolabımız olmadığından bolca konserve, kuru gıda gibi 4 kişiye bir hafta yetecek erzağımızı hazırladık. Plastik tabak, kase, çatal, bıçak, kaşık bardak da aldık tabii.

* 20’şer dolara 2 tane buzluk aldık. Buzluk dışında kamp ocağı, tüp, bir iki tencere tava falan da alabilirmişiz, bilemedik.

* Gece her yer kapkaranlık olduğundan kendinizi ve bisikletinizi bolca ışıklandırmanız gerekiyor. Pilli ışıklar, led’ler… Ne kadar alsanız az.

* Kum fırtınalarından gözlerinizi koruyacak kaynak ya da snowboard gözlüğü gibi yanları kapalı bir gözlüğe, ağzınızı burnunuzu kapatacak şal, buff ya da maskeye, sürekli su içmek için ‘camelbak’ denen, içine doldurduğunuz suyu içinden çıkan minik hortumun ucunu ısırarak su içebileceğiniz bir sırt çantasına da ihtiyacınız var.


* Bu yazı, 10 Eylül 2016 tarihinde Nilay Örnek’in Sözcü Cumartesi ekindeki köşesinde ‘Ne olursan ol bu çöle gel’ başlığı ile yayımlan Elif Tanverdi röportajının gazeteye girmeyen parçası. Ancak bu kısım da gelecek senelerde festivale gitmeyenler için oldukça faydalı olacaktır.