Birlerce harika kadının köpürmesi… Anlayamazsınız!

Hayata Dair, Sadece blogda, Şehir, Sosyal psikoloji, Sosyoloji, Türkiye halleri

8 Mart 2017 akşamı, Beyoğlu… Sloganlar atarak, şarkılar söyleyerek, pankartlar taşıyarak, müzik aletleri ya da düdükler çalarak, dans ederek yürüyen kadınlar sayesinde Beyoğlu o akşam yeniden Beyoğlu gibiydi; biz de birkaç saat için bile olsa yeniden bir arada, mutlu ve umutlu…

Bütün şarkıların hep bir ağızdan söylendiği, sahnedekiyle bir olunan muhteşem bir konser, tribünleri onlarca kez coşkuyla ayağa kaldıran bir maç gibiydi…
İstiklal Caddesi, girişteki polis aramalarına, ortasındaki dev yol inşaatlarına, sağda solda bekletilen TOMA’lara rağmen coşkusuyla, kalabalağıyla birleştiriciliğiyle birkaç yıl öncesinin İstiklal’i gibiydi…
8 Mart Dünya Kadınlar gecesi orada yürüyen muhteşem kadınlar sayesinde efsaneydi.

ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN

Taksim Meydanı’na girer girmez aşırı polis araması, şimdi oev cami inşaatı nedeniyle kapatılan (!) baya imza mekanlardan Şimşek Pide’nin sokağından (su taksiminin sokağı bilirsiniz) girip bir paralelinlen yukarı çıkacağım…
Bir bando sesi duydum, onlarla yürüdüm.
8-10 kadın yavaş yavaş bir ritimle ilerliyor.
İlginç olan karşıda ilerlemeden ama ritim tutarak dans ederek bekleyen, sanki günlerdir bu sahneye hazırlanıyormuşcasına görkemli duran dev bir kadın kalabalığı duruyor.
Öyle görkemli ki…
“Asla yalnız yürümeyeceksin” sadece Liverpool için söylenmemiş olsa gerek. Hiçbirimiz yalnız yürümedik. Yeniden umut olduğunu, bir arada olabileceğimizi gördük.
O kadın bandosu ile onları bekleyen kadınlar doğal bir kareografiyle bir araya geldi.
“Dünya yerinden oynar dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa” sloganları en derinlerden geldi.

SLOGAN MI DEDİNİZ!?
Muhteşem pankantlar vardı.
Kadın cinayetlerine, tecavüze, kadının yanında olmayan yasalara, eğitime, bastırılmaya, klişelere, cinsel özgürlüklere isyan eden…
Rengarenkti kadınlar; gökkuşağında mor ağırdı…

ŞİMDİKİ KIZLAR BİR HARİKA
Bir pankartı beğeniyorum “Biraz taşıyayım mı?” diyorum birine.
“Senin pankardın yok mu, senin olsun” deyip kendilerine yapıveriyorlar oracıkta kızlar.
Kadınlar birbirlerine makyaj yapıyor, üşüyen diğerini sarıyor; hiç tanımayanlar gülüşüyor kol kola giriyor.
İstiklal’i mesken eden inşaat kadınların müzik aleti oluveriyor.
Erkekler ellerinde fotoğraf makineleri kayıtta.
Kimi bizimle yürüyüp sloganlar atıyor, kimi “Her sene geleyim ne eğleniyormuşsunuz” diyor.

TOPLUMLA BİRLİKTE MUTLU OLMAK
Dün gece uzun zamandır ‘toplumsal olarak’, aynı yerde yaşadığım ve tanımadığım insanlarla ‘birlikte’ en mutlu olduğum gecelerden biriydi. Mutluluk vardı, coşku, benzer hisler, şarkı, dans, müzik, slogan, rahatlık, dostluk. Hani Gezi’de hissedilen bir şey vardı; sokaktakinden korkmadığın, herkesin senden, benden, bizden olduğu, yardım etkek istediğin, yardım ettiğin, paylaştığın bir hal.
Dün gece onu gördüm.
Umut gördüm.
İnsan, “Beni buraya gömün” der mi içinden, uzun zaman sonra Türkiye’de insanları bir arada o mutluluk ve coşkuyla görmek bana bunu dedirtti.
Kadınlar büyüksünüz, çok büyük!
İyi ki varsınız ve iyi ki bana 8 Mart 2017 gecesini yaşattınız.

* Ana fotoğraf Bülent Kılıç, AFP

  • Video ve fotoğraflar Nilay Örnek
  • 9 Mart 2017 sabahı, İstanbul