Dikkat! Aramızda vejeseksüeller de var!

Gastronomi, Hayata Dair

Türkiye’de vejetaryenin işi zor; “Et yemiyorum” dediğinizde “Size tavuk verelim” diyecek onlarca kişi var. Peki ya vejeseksüelim deseniz? Süslümanlar (adı üzerinde), poliamori yani üçlü aşk yaşayabilme hali ve vejeseksüellik gibi kavramları zamanında Türkiye’de yazan ilk kişi olmak hoşuma gidiyor bazen. Başım göğe ermiyor, madalya da takmıyorlar ama muhabbeti açıldığında bu üç kavramın da ‘derini’ güzel oluyor. Örneğin birine “Vejeseksüel misin?” deyin ve muhabbeti seyreleyin. Vejeseksüellik, Yeni Zelanda’dadan dünyaya yayılan bir felsefe. “İnsan, yediği neyse odur” düşüncesinden yola çıkan vejeseksüeller, hiçbir hayvansal ürünü tüketmedikleri gibi vejetaryen olmayanlarla cinsel ilişkiye de girmiyorlar. Kimi benim gibi etoburlardan bayağı bi tiksiniyor. Kiminin önemsediği sadece birlikte olduğu kişi; “Sigara içmeyen birinin içen kişiyle olması gibi Vejeteryanlık ve veganlık bir hayat felsefesi ve karşınızda hapur hupur et yemeyen biriyle uzun süreli bir ilişki yürütmeniz çok zor” diyor mesela çok kişi…

‘NE? PATLICANLA MI?!’

Bayramda yurtdışında, hiç de turistik olmayan bir bölgede koca bir restoranda bir Türk çiftle yan yana masalara denk düştük. Muhabbet muhabbeti açtı ve vejeteryan olduğunu, Kurban Bayramları’nda Türkiye’de kalamadığını söyleyen Selin, “Hatta vejeseksüelim” deyince, ben de “Böyle çok insan tanıyorum ama Türkiye’de direkt bu kelimeyi kullananı çok az duydum” dedim gülerek. O da “Biz de bunun bir adı olduğunu bilmiyorduk. Ama seneler önce bir köşe yazarından okuduk, ABD’li arkadaşlarını anlatıyordu. ‘Biz buyuz’ dedik. Türkiye’de bunu söylediğimiz de ‘Patlıcanla yatağa mı giriyorsunuz?’ diyen bile oluyor. Ama Türkiye’de ‘Et yemiyorum’ dediğimde ‘Tavuk verelim size’ diyen de o kadar çok ki.” Selin’e o yazıyı benim yazdığımı söyleyince muhabbetimiz koyulaştı.

Bir de o sırada benim ısmarladığım prego, yani Portekiz’de bir hayli popüler olan bol sarımsaklı biftek sandviç gelmeyeydi iyiydi!

 

 

Bu yazı Nilay Örnek’in Sözcü Gazetesi’ndeki köşesinde 6 Ekim 2015 tarihinde yayımlanmıştır.

 

Bir Cevap Yazın