Sosyal medyanın yarattığı kendine has cahillik türüne ne denir?

İlginç bilgi, Sadece blogda, Sosyal psikoloji, Sosyoloji, Türkiye halleri, TV, Zamansız yazılar

Politik tarihimizdeki saçmalıkların, haksızlıkların, normal görülen garipliklerin birer kısa ismi olsa, bunun bir sözlüğü yapılsa… Fikrimi ortaya açıyorum…

“Sosyal medyanın yarattığı kendine has cahillik türüne artık bir isim verilmeli. Belki verilmiştir de ben bundan habersiz yaşıyorumdur.”
Birgün Gazetesi’ndeki yazılarını takip etmeye çalıştığım, beğenerek okuduğum Ümit Alan, Twitter’da bu iletiyi yazdığından bu yana bir isim bulmaya çalışıyorum açıkçası.
Dünyanın dörtbir yanında, adını bile duymadığımız coğrafya ve lehçelerde hepimizin bildiği, hissettiği duygu durumları, insan tipleri ya da olaylar üzerine çok ilginç kelimeler var çünkü. (Çok ilgili bir yazı için, mutlaka okuyunuz http://wp.me/p79ANb-Qh )
Oysa Türkçe’de “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyen insan modeli için bir kelime yok mesela…
Ya da “Hiçbir şey bilmeden her şey hakkında fikir beyan eden” ya da “Sana titrine göre davranan kişi”nin, “Kadınlardan ‘Kadıncağız’ diye bahseden erkek”lerin bir adı yok hâlâ…
Tüm eşyalar ‘şey’, tüm kaba gördüklerimiz ‘hayvan’!
Oysa bizim de ‘transfer’ edebileceğimiz, çok sık karşılaştığımız bir duruma karşılık gelecek iki kelime öğrendim izlediğim bir Netflix belgeselinden.

KÜBA TARİHİNDEKİ ORTAK KÜMELER

Küba tarihini anlatmaya Colomb’dan başlayan, muhteşem görüntüler ve harika bir editörlük içeren The Cuba Libre Story, Küba halkının özgürlük aşkının yanı sıra liderlik ve güç hırsının nelere kâdir olduğunun da tarihsel hikâyesi.
Bir bölümün ismi de bu hikâyeye kapak olabilecek nitelikte: Şeker ve Savaş!
“En iyisinin bile” iktidara gelince nasıl başkalaştığını da gösteriyor belgesel, herkesin gücü yetene diş geçirme hırsını da, en karizmatik gibi görünen tek adamların yaşattıklarını da…
Kelimelerimize gelirsek…

ŞİŞEDEN ŞEYTANLIĞA!

Botella, İspanyolca şişe demek…
Buradan nasıl evrildi bilmiyorum ama Küba politik argosunda ise “Birini sonra sana iyilik yapsın diye bir yere atamak” manasına geliyor, bir dönem çok sık kullanılıyordu! Yani sana iyilik yapması koşuluyla eşi dostu bir yerlere atamak!
Damián J. Fernández’in ‘Cuba and the Politics of Passion’ (Küba ve Tutku Siyaseti) adlı kitabında ise yine ‘Botella’ kelimesinin argodaki politik anlamı için ‘şeytani kötülük’ ifadesi kullanılıyor.
(Türkiye’deki örneklerden biri üzerine okunası http://wp.me/p79ANb-eD )

RÜŞVET VE TÜRLERİ

Diğer kelimemiz ise ‘Chivo’.
Küba potilik argosunda “Hiçbir şey yapmaması karşılığında para ödenen, sahte idare işi”, bir nevi “sessiz kalma rüşveti”.
“Bu, topluma hiçbir katkısı olmayan ama çok para ödenen bir elit kitle yarattı. Küba politik kültüründe normal sayılan bir şey haline gelmişti” diyor bu kelimelerin bir dönemki popülerliğini anlatan Alman tarihçi Michael Zeuske.
Clifford L. Staten’ın The History of Cuba (Küba Tarihi) adlı kitabında da bu ‘normal sayılan’ halden ve kelimeden bahsedilir mesela…
Sanırım bizim politik tarihimizden de şöyle bir sallasak, değil birkaç kelime koca bir ansiklopedik sözlük çıkar. Az biraz yaratıcılık lazım.

* 31 Ocak 2017
* Ana görsel, WaGuMa adlı İspanyol çizerin…