Kopyala ama hemen ‘yapıştırma’!

Film, Gazete yazıları, İlginç bilgi, İnternet, Moda, Müzik, Sanat, Sosyal psikoloji, Teknoloji, Türkiye halleri

Kill Bill’de, Uma Thurman’ın sarı eşofmanıyla motosiklete binip Hattori Hanzo kılıcıyla düşmanlarıyla savaştığı ünlü sahne…Peki o ikonik sarı eşofmanın, motora biniş ve savaşa gidişin 1978 yapımı bir Bruce Lee filminden ‘direkt alıntı’ olduğunu, Kill Bill’in diğer onlarca sahnesine referans olan başka filmlerin de tek tek listelendiğini söylesem…
Ya da Star Wars’ta geçmiş hikâyenin daralarak aktığı o kült açılış sahnesi… Sahne 1936 tarihli Flash Gordon’dan ‘alıntı’.

ÇIKIŞ NOKTASI

Kirby Ferguson, ABD’li yazar, editör, yönetmen ve ortaya koyduğu teoriyle bir dahi.
Ferguson, ” (Her şey bir yeniden düzenleme) adlı belgesel serisiyle, yaptığımız her şeyin daha önce yaratılan başka bir şeyin yeniden üretimi veya önceden üretilen şeylerin bir karışımı olduğunu anlatıyor.
Filmlerden, buluşlardan, sanattan bilime pek çok alanda örnekler verirken bunu kötü bir şey olarak anlatmıyor; yaratıcılığın çıkış noktası olarak görüyor.
İyi bir ‘yeniden düzenlemeyle’ ortaya çıkan işleri örneklendiriyor.

static1.squarespace

YARATICI FİKRİN FORMÜLLERİ

Ferguson yaratıcılık formüllerini de saklamıyor. En basit haliyle üç yolu var:
1- Kopyala, 2- Değiştir, dönüştür 3- Bir araya getir…

İyi bir fikir içinse geçilmesi gereken aşamalar şunlar olarak öngörülüyor:
1- Önce üzerinde çalışacağın konuyu bul.
2- Araştırmanı iyi yap; o konudaki pek çok şeyi oku, izle, dene, tat.
3- Sindir
4- Kendini zorla
5- Kendini rahatlat
6- Fikir gelecektir, bundan sonraki en önemli aşama o fikri nasıl, nerede, ne zaman kullanacağın…

Salt'taki 'Tek ve Çok' sergisinden, Fatoş Oyuncakları...
Salt’taki ‘Tek ve Çok’ sergisinden, Fatoş Oyuncakları…

MARKALARIN NOSTALJİ SERİSİ OLSA

İstanbul’da Salt Galata‘da şu sıralar çok güzel bir sergi var: ‘Tek ve Çok’.
Daha önceki Salt sergilerinden biri olan ve 80’li yıllara harika bilgi ve belgelerle ışık tutan “Nerden Geldik Buraya?” sergisinin bir devamı gibi.
13 Kasım’a kadar açık kalacak sergi, 1955–95 yılları arası Türkiye sanayileşmesini, özellikle 80’lerdeki otomotiv, beyaz eşya, mobilya, oyuncak, kırtasiye, tekstil, gıda endüstrilerinden nesnelerle anlatıyor…
Bu sergi de ‘kopyalamayı’ bir öğrenme sürece olarak görüyor, bir yola çıkış, bir başlangıç…
Yurtdışına bakıp görülen ve ilk aşamada kopya edilip sonra geliştirilen onlarca ürün görüyoruz.
Ancak bugünlerden farklı olarak o günlerde “Öğrenip daha iyisini yapalım” çabası ağır basıyor.
Sergiyi gezerken insan “Markalar birer nostalji serisi çıkarsa ne iyi olur?” diye düşünüyor. Özellikle de Mudo’nun 1980 yılında çıkardığı tişörtün güzelliğini görünce…

Mudo'nun 1980 tarihli tişörtü, baya iyiymiş.
Mudo’nun 1980 tarihli tişörtü, baya iyiymiş.

 

* Bu yazı 1 Ekim 2016 tarihinde Nilay Örnek’in Sözcü Cumartesi ekindeki köşesinde yayımlanmıştır.