‘Güçobur’lar, ‘İrtifaperver’ler ve Deliler…

Hayata Dair

İnsanların ruhuma bu izinsiz girişleri yok mu, beni delirtiyor: ‘Sevgilim, beni ne kadar çok seviyorsun’lar, ‘Felsefe yapma aşka gel, kendine gelirsin’ler, ‘İnsanları olduğu gibi kabul et, mutlu olursun’lar…

Chris Rivera'nın eseri...
Chris Rivera’nın eseri…

“Hayatım boyunca kendim olabileceğim bir yer aradım. Bu yer bazen bir insanın yüzü oldu, bazen sevdiğim bir kitapta altını çizdiğim bir cümle, bazen ölüler gibi haftalarca susmanın saltanatını yaşamak, bazen de denizin köpürdeyen mavi kaosunda eritmek gözlerimi.

Ama yetmedi bunlar. sonuna kadar kendim olmak istedim, evreni kanatmak pahasına…

İnsanın kendi olabileceği tek yer gece kalbidir!” dedim, sonra “İnsan yalnızken kendisidir!” diye de uzattım. Ama… İnsanların ruhuma bu izinsiz girişleri yok mu, beni delirtiyor:

‘Sevgilim, beni ne kadar çok seviyorsun’lar,

‘Felsefe yapma aşka gel, kendine gelirsin’ler,

‘İnsanları olduğu gibi kabul et, mutlu olursun’lar…

İnsanları olduğu gibi kabul edersem bu savaşları, bu gizli sömürüyü, bu öldürücü şiirsizliği de kabul etmiş olmaz mıyım? Bu, İsa’ya hem Edip Cansever’e, hem kendime, yeni doğan çocuklara ve gökyüzüne ihanet etmek olmaz mı?

AKILLI TAKLİDİ YAPARKEN

Hepimiz deliyiz, akıllı taklidi yapmayı bıraktığımız anda tımarhaneye kapatılırız. İnsanlar akıllı taklidi yapmakta ne kadar da usta Tanrım. Bense beceriksizim bu konuda, daha doğrusu akıllı taklidi yapmaktan bıktım. Normal olmaya çalışmak deli olmaktan daha zor. Bir ofiste çalışıyordum, deli gömleğimin (seçkin bir markaydı) üzerine kravat takmayı bıraktım.

GÖKYÜZÜ ÇILDIRTSIN

(…) Beni insanların çıldırtmasındansa gökyüzünün çıldırtmasını isterdim, karanlık yağmurun, müziğin… Beni çıldırtma hakkını insanların elinden almalıyım.

(…) İnsanın Tanrı’ya inancını kaybetmesinden daha kötü olan bir şey varsa o da insanlığa inancını kaybetmesidir.”

Bu satırları yazan Süveyda Ölüdeniz, ‘Kanatılmış Sözcükler Kitabı’ adlı öyküsüne “Ben deli değilim” diyerek başlıyor ve bir şizofreni hastası.

O Çanakkale’de yaşayan bir zabıta memuru. Süveyda Ölüdeniz de mahlası. Süveyda ne demek? Yürekteki kara leke!

Mickael Patiño" Brana'nın eseri...
Mickael Patiño” Brana’nın eseri…

DUYGUSAL VAMPİRLER

‘Güçoburlar’ adında bir kitap var; Kutlukhan Kutlu ve Aslı Tohumcu’nun hazırladığı, Doğan Kitap tarafından yayınlanan kolektif kitap, on beş yazardan on beş öyküyle mutlak güç arzusu üstüne kafa yoruyor. Yazarları arasında Hakan Bıçakcı’dan Hakan Günday’a, Tayfun Pirselimoğlu’dan Mine Söğüt’e pek çok değerli isim var; Mehmet Berk Yaltırık’ın ‘güçobur’ sıfatı da ‘cuk’ yerine oturmuş.

Güçoburlar…

Sürekli sosyal tırmanışlar peşinde saçmalıktan saçmalığa koşan teflon insanlar, yüzeysellikle donanmış olan ‘irtifaperver’ler…

Negatifliklerle şarj olan ‘duygusal vampirler’… Ne kadar çoklar.

Süveyda, insanın kendi olabileceği tek yer akıl hastanesi sanıyormuş ama orada da aradığını bulamamış.

Sokağa çık Süveyda, sosyal medyaya gir… Herkes kendi gibi olmasa da ‘rahat’… Sen akıl hastanesinde bile kendine ve başkalarına rahat rahat dil çıkaramamaktan yakınıyorsun, millet ulu orta sürekli hareket çekiyor!

Sanırım akıllı taklidi yapmayı da bıraktık.