Dostlar Âşık Veysel’i hatırlasın

Müzik, Portre, Sanat, Türkiye halleri

Gözlerin görüşüne, kalplerin aydınlığına ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Âşık Veysel’i anmanın, yeniden onun gönül gözünden dünyaya bakmanın tam zamanı…

Âşık Veysel adı anıldığında bir fotoğraf gözümün önüne gelir; o, kız kardeşi ve torunu bir elma bahçesindedirler. Tablo gibi bir fotoğraftır o; allı-yeşilli. İnsanın içine giresi gelir o yemyeşil bahçenin; o kadar doğal, o kadar güzel bir fotoğraftır ki o, Âşık Veysel’in koluna girmek, “Birlikte biraz yürüyelim mi, sen anlat ben dinleyeyim” demek istersiniz… Daldaki kıpkırmızı elmalarda da aklınız kalır.

Fotoğrafın hikâyesi de güzeldir.

Yıl 1970, gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Ergun Çağatay, Ankara’ya giderken trende Ümit Yaşar Oğuzcan ile karşılaşır. Oğuzcan, Âşık Veysel’in artık çok yaşlandığını, içinden geldiği gibi söyleyen, söyledikleri oğlu ya da çevresi tarafından kayda geçirilen ozanın eserlerini kaybolmadan toplamak niyetinde olduğunu, bunun için de onun köyüne gittiğini söyler. Çağatay, etkilenir, Ankara’ya ailesini görmek yerine Ümit Yaşar Oğuzcan ile birlikte Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyüne gider. Aşık Veysel ve ailesiyle iki gün geçirirler. O fotoğraf da orada çekilir. Oğuzcan da, o trendeki emelini gerçekleştirir ve o fotoğraflardan üç yıl sonra hayatını kaybeden Âşık Veysel’in şiirlerini bir araya getirmeyi başarır, kaybolmasını engeller.

“KARANLIK GÖZLERİNDEYDİ YALNIZ…”

Ümit Yaşar Oğuzcan, ne şanslıyız ki, “Dostlar Beni Hatırlasın” adlı kitabın başında o meyve bahçesinin öyküsünü de anlatır:

“Köyünde ve çevresinde ondan önce bir tek meyve ağacı olmadığı halde Sivrialan’da ilk meyve bahçesini o yetiştirmişti. Hem öyle bir bahçe ki, içinde elmadan kayısıya, kirazdan cevize kadar türlü türlü meyve ve çiçek vardı. Veysel, kardeşinin yardımıyla bu bahçeyi yapmaya başladığı zaman köylüler ‘Atalarımız bunca yıl böyle bir iş yapmamışlar, şu kör adam onlardan iyi mi bilecek ki böyle bir işe kalkıştı’ demişler. Birkaç yıl sonra ağaçlar yetişmiş, meyve vermiş. Köylüler önceki dediklerini hatırlayıp utanmışlar ve bu defa tırnak ‘O kör değilmiş meğer, kör olan bizmişiz’ diyerek Âşık Veysel’i kutlamışlar. İşte böylesine uzağı gören bir insandı o.

Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı. Fakat karanlık gözlerindeydi yalnız, içi apaydınlıktı, şiirleri de öyle…” (*)

SAZLI SÖZLÜ BİR DİNLETİ

İşte şimdi, gözlerin görüşünden, kalplerin aydınlığından şüphe duyduğumuz şu günlerde Âşık Veysel’i anmanın, yeniden onun gönül gözünden dünyaya bakmanın tam zamanı…

İş Sanat’ın halka açık, ücretsiz şiir dinletilerinin bu ayki konuğu Âşık Veysel’in müziği ve şiirleri…

20 Ocak Pazartesi günü yapılan “Uzun İnce Bir Yoldayım” adlı dinletiyi Atilla Birkiye hazırladı, Mehmet Birkiye sahneye uyarladı. Müzik direktörlüğünü Serdar Yalçın’ın yaptığı dinletide halk ozanının şiir ve türküleri bir arada. Türküleri Cengiz Özkan seslendirdi şiirleri ise üç usta isim, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar, Hakan Gerçek okudu.

Dinleti, ozanın “Dostlar Beni Hatırlasın” seslenişiyle açılıyor, “Murad” türküsüyle ilerliyor; ardından kimi az bilinen, kimi çok söylenen 33 şiir, 6 türkü… Aralarında “Göklerden Süzüldüm Tertemiz İndim” de var, “Güzelliğin On Par’etmez” de; “Mevsimler İçinde Baharsın Yârim”i de usta seslerden dinliyoruz “Uzun İnce Bir Yoldayım”ı da… Kâh kaderimize yanıyoruz kâh umutlanıyoruz; aşkla yanıyoruz, toprağa, onun verdiklerine duacıyız.

Âşık Veysel’in sözlerini dinledikçe hep o bahçe gözümde canlanıyor… Ümit Yaşar Oğuzcan ile Ergun Çağatay onu görmeye gittiklerinde o bahçeye tırmanmaya nefesi yetmeyen, oğlu Ahmet tarafından bahçeye taşınan o usta isim. Görmeyeceğini bilse de güzeller güzeli bahçeler kurmak, içinde olmak isteyen, olmayacak denileni yapan, kurak toprakta bile meyveler yetiştiren bir halk insanı, bir aydın ruh. Oğuzcan’ın onun için yazdığı dizelerle bitirsek eğer;

“Çektin, yazdın ve söyledin

Verdin, almak istemedin,

Sadık yarim toprak dedin,

Dostlar seni unutur mu?

Hiç kimseyi incitmedin,

Kalp kırmadın, kin gütmedin,

Dostlarını unutmadın,

Dostlar seni unutur mu?”

O dostu, o gönül insanını, bir üstadı yeniden hatırladım.

* Dostlar Beni Hatırlasın, Âşık Veysel, derleyen Ü.Y. Oğuzcan, Özgür yay. 11. Basım, şubat 1998.

** Bu yazı ilk olarak 17 Ocak 2020 tarihinde Hürriyet Kültür Sanat’ta Yayımlanmıştır. http://www.hurriyet.com.tr/kitap-sanat/dostlar-asik-veyseli-hatirlasin-41422264

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.