Deniz ürünleri konseyi; bize de lazım!

Çevre, Gazete yazıları, İlginç bilgi

‘Norge’ diye Türkiye’de de yavaş yavaş ama sık sık duymaya başladığımız bir isim var.
Norveç Deniz Ürünleri Konseyi.
Norveçli balıkçılar (evet ellerine krem sürenler) ve su kültürü endüstrisiyle birlikte çalışarak Norveç deniz ürünleri için sürdürülebilir pazar oluşturmayı hedefliyor, direkt satış gerçekleştirmiyorlar.
Türkiye en büyük pazarlarından biri; çünkü Karaköy’de yediğimiz uskumru da hep Norveç’ten, genel anlamda tükettiğimiz somon da…
Konseyin Türkiye Bölge Müdürü Maria Kivijarvi Heggen’e göre Norveç deniz ürünleri, Türkiye somon pazarının yüzde 90’ına sahip.
Milliyetçi damarların kabarması nafile; çünkü dibine kadar araştırıyor, her türlü önlemi alıp, tüm bilgilerini en transparan şekilde turistle de, kendi vatandaşlarıyla da paylaşıyorlar.

Norveç'in balıkçı kentlerinden Bergen'in meşhur, lezzetli yemekler de yenilebilen balık pazarı Fisketorget'ten bir tabak. Fotoğraf: Nilay Örnek
Norveç’in balıkçı kentlerinden Bergen’in meşhur, lezzetli yemekler de yenilebilen balık pazarı Fisketorget’ten bir tabak. Fotoğraf: Nilay Örnek

TURİSTİK GEZİ YANINDA BİLGİ

Örneğin çiftlik somonunu merak ettiniz, Nordlaks adlı bir şirket var; somonla ilgili her türlü üretimi yapan en büyük şirketlerden biri. Bir aile şirketi.
Mesela zeytinyağını andıran süslü şişelerde satılan aromalı balık yağları bile var ki, balık yağı kılçıklardan ve balık başından yapılıyormuş, çünkü et çok değerli.
Aile şirketinin 26 yaşındaki üretim müdürü Therese Berg (genç kadınları Norveç’te sık sık yönetim kademesinde görebiliyorsunuz), “Turistik turlarımız var, öğrencilere bedava, aile paketlerimiz var ama normalde 15 euro. İsterseniz her türlü bilgi ve belgeyi alabilir; balık çiftliklerine tur yapabilirsiniz.”
Bu turu almak demek, her şey bir yana acayip güzel bir deniz turu da demek aynı zamanda.

KIYIYA İZİNSİZ ÇIKARAMAZSINIZ

Ama en ilginç şey şu, hiçbir kıyıdan raporsuz bir şeyi karaya çıkaramıyorsunuz ki bu da kaçak avlanmayı, zararlı ürün girişini engellemek için. Sürekli bizdeki midyeyi düşünüyorum, çok sevdiğim, kontrolsüz yediğim midyeyi ve içindeki ağır metalleri…
Burada mevzuu, ayrıntı, hassasiyet çok.
Daha sonra anlatacağım.

 

  • Bu yazı 27 Eylül 2016 tarihinde Nilay Örnek’in Sözcü Gazetesi, Şık ekinde yayınlanan yazısının bir parçasıdır. 
  • Yazının diğer bölümü için http://wp.me/p79ANb-AB