Cazdan şaraba, matematikten kimyaya Türkiye’nin Prometheleri

Hayata Dair, Müzik, Sadece blogda, Sanat, Türkiye halleri

Promethe, Prometheus ‘önceden bilen, önceden hisseden’ anlamına geliyor… Kimine göre Promethe, Zeus’tan ateşi çaldı; o ateş de bilgi idi… Türkiye’de de bilgi, eğitim ile aşkla çağından ileri düzeyde çalışanlar, işler yapanlar vardı. Onların yaptıklarını ne zaman görsem, izlesem duygularım şelale… 25. İstanbul Caz Festivali’nin açılış gecesindeki efsane sanatçılardan yola çıkarsak…

Bir plak, bir kitap ve bir üzüm bağı…
Üç ayrı durum ve yüzlerce değerli insan.
Ama aynı yere, benzer hayallere bağlanıyor.
Dün gece üniversiteye girdiğim yıldan yani 16 yaşından beri takip ettiğim İstanbul Müzik Festivali’nin 25’inci yılının açılışı vardı.
Açılış gecesinde Türkiye’de cazı ilk ve en iyi uygulayanlar sahnede idi.
Efsanevi isimlerden biri de daha önce ‘yaşam boyu başarı ödülü’ almış Tuna Ötenel idi.

İLK CAZ PLAĞIMIZ

Erol Pekcan, Tuna Ötenel ve Kudret Öztoprak tarafından 40 yıl önce yapılan Jazz Semai, Türkiye’nin ilk caz plağı.
Caz ve Türk müziği ezgilerini bir araya getiren, benim çok sevdiğim bir albüm.
Rainbow Records, 2 yıl önce -iyi ki- yeniden plak formatında bastı.
O albümün yapılışını okuyunca gözlerim doluyor, “40 yıl önce o ilk adımlar atılırken acaba ne hayaller kuruluyordu?” diyorum.

Tuna Ötenel’in sahnede gençleşişini izleyince etkileniyorum.

‘TÜRK PROMETHE’LER

Şimdilerde okuduğum kitaplardan biri, tesadüf sahaftan buldum, bir arkadaşımın, Kansu Şarman’ın.
Kitabın ismi: Türk Promethe’ler – Cumhuriyet’in Öğrencileri Avrupa’da (1925-1945).
Cumhuriyet’in ilk yıllarında üniversitelerin yenilenmesi, bilimin, matematiğin, müziğin, fiziğin, resmin, kimyanın, tarih bilincinin, arkeolojinin edebiyatın ileri gitmesi için Batı’ya gönderilen, çoğunu da tanıdığımız, kadın sayısının çokluğuna şaşıracağımız başarılı öğrenciler.
Aralarında Afet İnan’dan Mahir Canova’ya, Cahit Arf’tan Sabahattin Ali’ye, Mahmud Cuda’dan Remziye Hisar’a 40 isim. Hikâyeleri ve mektupları…
Afet İnan’ın bir kıyafeti var, Atatürk ‘çizmiş’!
Sorbonne’dan mezun olan ilk Türk kadını kimyacı Remziye Hisar, Madam Curie ile çalışmış.
Sabahattin Eyüboğlu’nun babasına yazdığı mektupları okusanız, sevgiye inanamazsınız.
Hepsi Türkiye’ye dönmüş, çoğu Anadolu’ya tayinlerini istemiş, şevkle ‘geleceğe inançla’ ülke için bir şeyleri hızla değiştirmek ve ileri götürmek için hayaller kurmuş, acı çekmiş, bedel ödemiş, sıkı çalışmışlar.
Herkese tavsiye ediyorum kitabı. İş Bankası Yayınları’ndan..
Uzatmayayım.

YASİN AMCA VE BAĞ HAYALLERİ

Denizli’de Pamukkale Şarapları’nın bağında bir günü hatırlıyorum. Yasin Tokat bize o bağları yıllar önce kurarken ki hayallerini anlatıyordu. “Yurtdışında gördük. Şato usülü şarapçılık, bağlar, üretim, güzel bağlar… Yıllar önce minik emeklerle burada başladık, bağcılık uzun iş, biz göremesek de çocuklarımız torunlarımız bu işi yapsın, aydınlık günler görsün diyorduk. Ama pek olmadı” diyerek, Yasin Amca biraz da duygusaldır, ağlamaya başladı.

BİR DÖNEMİN İNANÇLI GENÇLERİ VE YAPTIKLARI

Caz yaparken de, edebiyat, resim, matematik, tarih, Hititoloji, şarapçılık ya da hukukla uğraşırken de bambaşka bir Türkiye hayali kuruyorlardı eminim.
Dün gece nesiller boyu caz sanatçılarını sahnede izlerken, onların aydınlık yüzlerine bakarken tüm bunları düşündüm.
Onların Türkiyesi ile bizimki arasındaki geleceğe inanç farkını.
Tabii geçmiş de, geleceğe umut nedeni…
İstanbul Caz Festivali’nin 25’inci yılı kutlu olsun. Emeği geçen, maddi manevi destekleyen herkesi kutluyorum.
Güzel konserler var, keyifli vakit geçirmenizi dilerim.

 


İSTANBUL CAZ FESTİVALİ AÇILIŞ GECESİNE DAİR

Bu arada 26 Haziran 2018 akşamına dair…
Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ndeki gecede kimler sahneye çıktı yazayım:
Ateş Tezer, Ayşe Gencer, Ayşegül Yeşilnil, Ayhan Öztoplu, Ayşe Tütüncü, Barış Ertürk, Burak Cihangirli, Deniz Dündar, Emin Fındıkoğlu, Enver Muhamedi, Kerem Görsev, Kristian Lind, İmer Demirer, İlham Gencer, Neşet Ruacan, Nezih Yeşilnil, Nilüfer Verdi, Okay Temiz, Ozan Musluoğlu, Önder Focan, Sibel Köse, Şenova Ülker, Tamer Temel, Tuna Ötenel, Volkan Hürsever ve Yahya Dai…
Kamil Özler şefliğindeki TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası da sahnedeydi.

Festivalin 2002 yılından bugüne caz üstatlarına verdiği Yaşam Boyu Başarı Ödülü, kontrbasçı Nezih Yeşilnil, piyanist ve yorumcu Şevket Uğurluer ve ağız armonikası sanatçısı, Balarası Ahmet olarak tanıdığımız Ahmet Faik Şener’e İKSV Genel Müdürü Görgün Taner tarafından sunuldu.
Balarası Ahmet’in Lale Plak’a “3 yaşındaki bir çocuk samimiyeti ile” teşekkürü muhteşemdi, 93 yaşındaki İlham Gencer’in şarkılı danslı performansı da öyle…

27 Haziran 2018, İstanbul…